


Dünya Ekonomik Forumu’na göre (WEF), 2022’nin en önemli becerilerinden biri “duygusal zeka”. Öngörülere göre; duygusal zeka, yaratıcılık ve “fikirleştirme” giderek daha çok talep edilen beceriler haline gelecek.
Bu gibi kişisel gelişim becerilerini (soft skills), otomasyon ve yapay zeka (AI) tarafından da karşılanamayacakları için, özellikle önemsememiz gerektiği ileri sürülüyor.
Duygusal zekanın kökleri, 1990 yılına kadar uzanıyor. Psikolog Daniel Goleman’ın 1995’te yazdığı Duygusal Zeka (Emotional Intelligence) kitabından sonra kavram, tüm dünya çapında daha çok ilgi görmeye başladı. O yıllardan itibaren duygusal zeka üzerine yapılan çalışmalar, şu disiplinlerde önem kazandı: psikoloji, yönetim, örgütsel davranış, liderlik, eğitim ve pazarlama.
İş hayatı ve yöneticilerin dikkatini tam anlamıyla çekmesi ise ancak son yıllarda oldu. Yapılan çalışmalarda, duyguları etkin bir şekilde yöneten bir işletmenin, duyguları görmezden gelen şirketlere göre daha iyi performans ve daha yüksek getiri oranları sağladığı ileri sürülüyor (Parmar, 2016).
Bugün akademisyenler, belirli çalışan çıktılarını duygusal zeka ile ilişkilendiriyorlar. Bunlar arasında; performans, işten alınan tatmin, örgütsel bağlılık, tükenmişlik, stres, liderlik, motivasyon, örgütsel adalet ve üretkenlik karşıtı iş davranış modelleri gibi kavramlar var.
Goleman’a göre duygusal zekanın, genel tanımı itibarıyla 4 bileşeni var; kişisel farkındalık, kendini yönetme, sosyal farkındalık (empati) ve ilişki yönetimi.
Kişisel farkındalık neyle ilgili?
. Ne hissettiğinizin farkında olmak
. Olaylara verdiğiniz doğal tepkiyi anlamak
. Duyguların, davranış ve performansı nasıl etkilediğinin farkına varmak
. Güçlü ve zayıf yönlerinizin net bir şekilde fotoğrafını çekebilmek
. Değerlerinizi ve reaksiyonlarınızı anlamak
Kendini yönetme neyle ilgili?
. Kişisel ve işle ilgili stres faktörlerini fark edip yönetebilmek
. Tek başına ya da başkalarıyla birlikteyken kendini sakinleştirebilmek
. Hayal kırıklığı veya öfkeyi uygun şekilde ifade edebilmek
. Zor durumlar karşısında çabuk toparlanabilmek
Sosyal farkındalık (empati) neyle ilgili?
. Diğerlerinin beden dillerini ve duygu durumlarını okuyabilmek
. Kendini başkalarının yerine koyabilmek
. Başkalarının nasıl reaksiyon vereceğini tahmin edebilmek
. Etrafındakilerin endişe ve ihtiyaçlarına karşı empati gösterebilmek
İlişkiyi yönetmek neyle ilgili?
. Diğerlerinin duygusal durumlarını etkileyebilmek
. İlişkileri yürütmede ustalıklı bir dil ve tavır kullanabilmek
. Çatışmaları, yakınlık kurma ve güven tazeleme fırsatı olarak görmek
. Ortak zemin bulma becerisine sahip olmak
Duygusal Zekanın İşyerinde Yarattığı Fark
Duygusal zeka, istikrarımızın temelini oluşturuyor. Sürekli değişimin norm olduğu günümüzde, duygusal istikrarı koruyabilmek çok önemli.
Duygusal zekanın yüksek olması aşağıdaki sonuçları doğuruyor:
. Karmaşık görevler, yoğun iş yükü ve stres faktörleri arasında kendimizi yönetebilmek
. İş yerindeki diğer kişilerin ihtiyaçlarına uyumlanabilmek
. Güçlü duygular hissederken “yanıt verebilme” yetisi
. Kendimizi etkin bir şekilde ifade edebilmek
. Zorlu diyaloglarda kendimizi kaybetmeden “yolu bulabilmek”
Bugün, duygusal zekanın önemini giderek daha çok anlasak da; hala farkındalık oluşturma aşamasındayız. İnsanların duygusal zekayı iş ile ilişkilendirmemesinin nedenlerinden biri; bize yıllar boyu, duyguları iş yerinin dışında tutmanın öğretilmesi ve telkin edilmesi.
Sadece akademik yeteneklerimizin ödüllendirildiği bir sisteme alışkınız. Ne var ki, akademik olarak çok başarılı olan bazı kişilerin bir ekibin başına geçtiklerinde ciddi anlamda zorlandıkları görülüyor. Örneğin ekip içindekilere faydalı geri bildirim verebilmek, liderliğin çok önemli bir özelliğidir; fakat yüksek bir duygusal farkındalıkla yapılmazsa, kesinlikle ters etki yaratır.
Bu anlamda, duygusal zeka becerilerini geliştirmek ve benimsemek için ciddi anlamda emek gösterilmesi gerekiyor. Sinirbilim araştırmaları gösteriyor ki; ancak bilinçli olarak bir beceriyi geliştirmeye yönlenir ve o alanda sürekli beynimize “antrenman” yaptırırsak, beyin bağlantıları sağlamlaşıyor ve o beceri içselleşebiliyor.
Çalışanlar Kendini İfade Etmek İstiyor
Gartner’ın Pandemi Sonrası İş Trendlerinin Geleceği Raporu’na göre; çalışanların artık en çok talep ettiği şeylerden biri kendilerini gerçekten ifade edebilmek. Bunun için çalışma ortamının “psikolojik güvenlik” sağlaması gerekiyor. Ancak o zaman çalışanlar duygularının "kendilerine karşı” kullanılacağı endişesini yaşamadan kendilerini ifade edebiliyorlar.
Bunun tek yolu ise; yüksek duygusal zekaya sahip yöneticilere ve çalışma arkadaşlarına sahip olmak. Bu anlamda yöneticilerin de, kendilerini ifade edebilmek için güvenli hissetmeleri ve tüm organizasyonu sırtında taşıdığını hissetmemeleri de önemli. Bu ayrıca yöneticilere, “alçakgönüllülük” de kazandırıyor.
Bu güven ortamının sağlıklı bir şekilde oluşması için; “geri bildirim” kültürünün yerleşmiş olması kritik bir etken. Çalışanların ve yöneticilerin, öfke veya hayal kırıklıklarını uygun bir dille kanalize edebilmeleri çok önemli.
Yüksek duygusal zeka sahibi kişiler, duygusal zeka gibi becerilerin gerçekten gelişebilmesinin yolunun, kırılganlıklarla veya hayal kırıklıklarıyla döşenmiş olduğunun da farkında oluyorlar. Bu nedenle de zaafları konusunda açık oldukları için, geri bildirim alma konusunda istekli oluyorlar.
Duygusal Zeka için Pratik Adımlar
. Dürüst kalın, kendinizi tanıyın. Duygusal spektrumunuzu fark etmek ve tanımak; çeşitli durumlara verdiğiniz tepkileri anlamak için önemli bir adımdır.
. Tepki vermenize neden olan durumları doğru bir şekilde tanımlayarak, yeni yollar denemek için küçük ve basit değişimler üzerinde çalışabilirsiniz. Bunun için vereceğiniz tepkiyi 10 saniye dahi olsa erteleyebilmek, “durabilmek” çok önemli bir yoldur. Otomatik tepkilerimizi kırmamızı sağlar.
. İletişimdeki kelimelerimizi kontrol etmek de, basit ve etkili bir yoldur. Alışkanlıklarımız bize hangi sözcükleri kullandırıyor? Karşı taraf için kırıcı olabilecek kelimelerimiz var mı? Bu konuda aldığımız geri bildirimleri gözden geçiriyor muyuz?
. Empatiyi bir alışkanlık haline getirebilmek de, karşımızdaki kişinin eylemlerinin arkasındaki sebeplere dair merak duymakla başlar. Sebep, ilk anda zannetiğimizden çok daha farklı olabilir. Bu anlamda bu keşif sürecine açık olmak, ilişkilerde bize çok şey kazandırabilir.
. Kişisel gelişim yolculuğunda sık rastlanan en büyük engellerden biri olan “kendimizi yargılama” alışkanlığını fark etmek de önemli. Bu, mutlaka yıllara yayılacak olan, uzun bir yolculuktur. Yol, tökezlenmelerle doludur. Bilgeleşme, ancak bu şekilde zamanla filizlenir ve içselleşir. Ancak bu şekilde, diğerlerine karşı da doğal bir empati ve şefkat geliştiririz.
Kendimize ve başkalarına şefkatle yaklaşabilmek ise; duygusal zekanın bize kazandıracağı en nihai yetilerden biridir.
Kaynaklar:
A Meta-Analysis of the Relationships Between Emotional Intelligence and Employee Outcomes
Emotional Intelligence [Guide For 2022]
Why Emotional Intelligence Is Needed More Than Ever at Work | Time
Why EI is a Top Skill in the Fourth Industrial Revolution?
Zeka ve Duygu İlişkisi | Önce CAN Sonra CANAN | Sezon 2 | 39.Bölüm