


Okuma Süresi: 16 dakika
Merhaba Burak, bir müddettir São Paulo’da yaşıyorsun sanırım, ayrıca öncesinde de başka ülkelerde yaşadığını konuşmuştuk. Öncelikle kariyerini kısaca bahsetmeni ve ne seni oralara gitmeye yönlendirdi bunu bahsetmeni isteyeceğiz.
Merhabalar, öncelikle böyle güzel bir amaç için katkı sunmaktan ötürü çok mutluyum. Dolayısıyla tanımış olduğunuz bu fırsat için teşekkür ederek söze başlamak istiyorum.
Kendimi kısaca tanıtmam gerekirse, yurtiçi ve yurtdışında farklı sigorta şirketlerinde pazarlama ve iş geliştirme alanlarında çalışmış bir beyaz yakalı olduğumu söyleyebilirim. Hayatımın farklı dönemlerinde staj, sempozyum veya workshop gibi çeşitli nedenlerle farklı ülkeleri ziyaret etme şansı bulmuştum. Ancak geriye dönüp baktığımda, iş hayatımın yavaş yavaş yurtdışına doğru yönelmesi 2013 yılı sonunda gerçekleşti. O zaman görev aldığım kurumda yakalamış olduğum expatlık fırsatıyla bu süreç başlamış oldu.
Bu sayede, Paris’teki expatlık dönemimde Ocak 2014’ten Aralık 2017 sonuna kadar önce Avrupa ve Latin Amerika’dan sorumlu Global Pazarlama Müdürü olarak, daha sonra da büyük iş ortaklarından sorumlu müdür olarak görev alma fırsatım oldu. Ardından Türkiye’ye döndükten hemen sonra Şili merkezli bir Fintech tarafından yapılan teklifi değerlendirdim. Bu teklifle birlikte Dominik Cumhuriyeti’nde yerleşik bir sigorta şirketinin kapsamlı bir dijital dönüşüm projesini yönetmek amacıyla 6 ay kadar Santo Domingo’da bulundum.
Tabii her yurtdışına çıkışımın ardından Türkiye’ye dönüş yapma ve farklı iş fırsatlarını değerlendirme imkânım da oldu. Bir tarafta da Santo Domingo’da dijital dönüşüm projesini yürüttüğüm Fintech’le iletişimim devam etti. Güney Amerika pazarındaki potansiyeli ve fırsatları sıklıkla değerlendiriyorduk. Brezilya’nın potansiyelinden faydalanabileceklerine dair fikir birliğine varmamız ve eşimin de São Paulo / Santos’lu olması nedeniyle 2020 senesi sonu itibariyle buraya taşındık. Hemen sonrasında da aynı şirketin Brezilya iştirakinin kuruluş işlemlerini gerçekleştirdik. Şu sıralarda da burada başlatmış olduğumuz bir projeyi sonuçlandırmak üzereyiz.
Türkiye'deki kültür ile karşılaştırdığında nasıl bir kültür farkı yaşadın? Neleri sevdin, neleri özledin? Genel, iklimsel, yemek? ve hem de sanat özelinde (müzik, resim, edebiyat, şiir vb olabilir).
Genel anlamda Brezilyalıların çok sıcakkanlı, yardımsever ve genellikle de davranışlarında ölçülü insanlar olduklarını söylersem hiç abartmış olmam. Hatta daha da ileri giderek başta Brezilya olmak üzere tüm Latin Amerika’nın, Türkler için kültürel açıdan kendilerini yabancı veya dışlanmış hissetmeyecekleri, anlaşmakta zorlanmayacakları bir ortam olduğunu özellikle belirtmek isterim. Bunda özellikle bu coğrafyanın gelişmekte olan ülkelerden oluşması etkili diyebilirim., İnsanların bizlerin karşılaştığı zorlukların benzerlerini tecrübe etmeleri bizimle oldukça yakın frekansta olmalarını sağlıyor.

Brezilya; son birkaç yüzyılda çok farklı ülkelerden buraya yerleşenlerin de aralarına karışmasıyla 210 milyon nüfusa ulaşmış kültürel açıdan çok renkli ve zengin bir ülke. Tabii bu ülkenin mutfağına da yansıyor. İtalyan, uzakdoğu, akdeniz ve ortadoğu mutfaklarının tüm örnekleri başta olmak üzere burada dünya mutfağına ait çoğu şey mevcut. Bu kadar çeşitlilik arasında kalmış olsam dahi Türk mutfağını özlememek tabii ki mümkün değil. Bu vesileyle küçük bir itirafta da bulunayım, mutfağımızın yanında Türkiye’den alışkın olduğumuz zeytin ve beyaz peynirleri burada henüz bulamadım.
Konuya bir başka açıdan yaklaşmam gerekirse, özellikle güvenlik / emniyet konusunda Brezilya Türkiye’ye kıyasla oldukça eksik diyebilirim. Buraya yerleşmeden önce 2016 ve 2018 senesinde iki kere daha gelme fırsatı yakalamış ve özellikle ilk gelişimde yaşadığım yoğun tedirginlik hissini unutamamıştım. Ancak zamanla bu duygunun geçtiğini de eklemek isterim. Tabii bu arada şu ana kadar ne kendim bir olay yaşadım ne de bir yakınımın başından henüz böyle bir şey geçti. O açıdan müsterih olabilirsiniz.
Bu arada São Paulo’nun iklimi Türkiye’den oldukça farklı, senenin büyük bir kısmı sıcak geçmekle beraber kış dedikleri ve İstanbul’daki sonbaharı andıran bir serin dönem de mevcut. Zaten güney yarımkürede olması nedeniyle Haziran’dan itibaren sonbahar başlıyor ve kışla birlikte en fazla birkaç ay sürüyor. Tabii şunu da söylemeden geçemeyeceğim, sonbahar boyunca etrafınızda kolaylıkla bere ve montlu hatta botlu Brezilyalılardan görebilirsiniz, ülkede hava genellikle sıcak olduğu için sıcaklık biraz düşünce insanlar daha fazla hissedip çok fazla üşüyebiliyor. Tabii Brezilya yüzölçümü açısından çok büyük ve geniş olduğu için ülkenin kuzeyinin daha da sıcak, güneyinin ise Avrupa ve Türkiye iklimine daha yakın olduğunu söyleyebilirim. Yani en güneyde kar yağan bir bölge dahi mevcut.
Bu arada Portekizce öğrendikten sonra özellikle dünyanın yakından tanıdığı Paulo Coelho’nun en çok orijinalinden okumak istediğim kitabı olan Simyacı ile yola çıktım, onun dışında 1800 lerin ikinci yarısında yaşamış Machado de Assis, modern Brezilya’da tanınmış Jorge Amado veya Ukrayna doğumlu olup Musevi bir aileden gelen Clarice Lispector gibi saygıdeğer yazarların eserlerini de orjinalinden okumak isterim.
Daha önce de değindiğim gibi, ülke o kadar büyük ve farklı kültürlerden oluşuyor ki her türlü müzik tarzı burada da mevcut. Hele ki karnaval döneminde ülkenin her tarafı bir müzik ve dans yarışı dönemine giriyor ki hiç sormayın. Karnavala yasal olarak katılan veya amatörce katkı sağlayan tüm ekipler, halk ile birlikte geçtikleri her yerde iz bırakıyorlar. Açıkçası pandeminin en kötü yanı bu tarz etkinliklere -düzenlenseler dahi- tehlikeyi göze alıp katılamamak oldu.
İş fırsatları orada nasıl? Genelde Türkiye ve Brezilya ekonomilerinin birbirine benzerlik gösterdiği söylenir, sen nasıl buluyorsun? İş fırsatları ya da kısıtları açısından da benzerlikler var mı? Farklar neler? Daha çok hangi alanlarda fırsat var ve çalışma koşulları ile ilgili görüşlerin neler? (Oraya yerleşen için mesela iş bulmanın ne zorlukları var, ne önerirsin, hangi alanlar vb)
Türkiye ekonomisi ile büyük benzerlik göstermesine rağmen Brezilya oldukça geniş ve doğal kaynaklar açısından çok da zengin bir ülke. İşsizlik yüksek ve genellikle yetenekleri dışarıya göç eden bir ülke. Ancak yüksek tüketim ekonomisi nedeniyle de bence şirketlerin yatırım yapması ve istihdam yaratması için yine de cazip bir alternatif. Burada birey veya şirketler için en önemli fırsatın, Avrupa veya Türkiye’de göreceli olarak daha gelişmiş sektör ve alanlardaki çeşitli fikir ve uygulamaların, buraya uyarlanarak markalaşma fırsatı olabileceğini düşünüyorum. Tabii alanı geniş tutuyorum ama konum nedeniyle listenin en başına yine dijitalleşmeyi koyabiliriz.
İçinde bulunduğum São Paulo’yu bu ülkenin ekonomik başkenti olarak düşünebiliriz dolayısıyla beyaz yakalılar için iş imkanlarının özellikle São Paulo eyaletinde yoğunlaştığını ve burasının iş arayışın sırasında önceliklendirilmesi gerektiğini söylemek isterim. Tabii São Paulo dışında Rio de Janeiro, Minas Gerais, Porto Alegre de diğer önemli şehirler ve iş bulmak açısından çeşitli fırsatlar sunabilirler. Bu eyaletler dışında bir de turizm ile uğraşan kesim için özellikle ülkenin kuzeyindeki turizm cennetlerinde iş fırsatları çıkabilir.

Açıkçası Brezilya’da iş bulabilmek için en önemli kriter, mesleki yetkinliğinizin yanında her şeyden önce Portekizce ardından da İngilizce dilleri diyebilirim. Bazı şirketlerin Latin Amerika bölge ofisleri de Brezilya’nın çeşitli şehirlerinde faaliyet gösteriyor. O pozisyonlar için İspanyolca da ayrıca gerekli. Şimdi bu satırları okuyanlar lütfen bana kızmasınlar zira Portekizce ile İspanyolca birbirine yakın diller. Yani aslında anadili bu dillerden olan birisi diğeri ile yavaş konuşmak kaydıyla karşılıklı konuşup anlaşabiliyor. Dolayısıyla aslında bir dili öğrenirken diğer hakkında da bir şekilde fikir sahibi oluyorsunuz. Bir yerden sonra bir bakmışsınız diğer dili anlamaya, hatta küçük küçük konuşmaya dahi başlamışsınız. Bu arada araştırma yaparken online ders alınabilecek çok sayıda özel ders platformuna da rastladım ve hatta buraya geldikten sonra takıldığım bazı konularda biraz destek de aldım, düşünenlere mutlaka tavsiye ederim.
Tüm dünyaya yayılan bir Türk kitlesi var ama Güney Amerika'yı tercih eden nispeten az, sen rastlıyor musun? Tercih ediliyor mu? Edilmeli mi? Hangi açılardan edilmeli ya da edilmemeli.
Kariyerinin bir bölümünü Brezilya’da geçirmiş olan az sayıda beyaz yakalıya rastladım. Aslında Güney Amerika’nın çoğu Türk için arka planda kalmış olmasının en önemli nedeninin coğrafi uzaklık ve bölgenin gelişmişlik düzeyi ile alakalı olduğunu düşünüyorum. Oysa ki buradaki kültürün yeni gelenlere, şu ana kadar nitelikli göç verdiğimiz gelişmiş coğrafyalardan çok daha açık olması, insanların sizi olduğunuz gibi kabul etmesi çok kıymetli. Sizlerden hem işle hem de Türkiye ve Türklerle alakalı yeni bir şeyler öğrenmek amacıyla çabalamaları da cabası. Bu nedenlerden ötürü kanımca sadece Brezilya değil tüm Latin Amerika’yı kariyer planlarında olasılıklar içine dahil etmeliler diye düşünüyorum. Bence yakın gelecekte bu coğrafyada dil bilenler için harika fırsatlar doğacaktır.
Tabii burada kendi başına iş aramak için ilk olarak orta düzeyde Portekizce ve iyi derecede İngilizce bilinmesi gerektiğinin altını tekrar çizmek istiyorum. Brezilyalılarda gözlemlediğim en önemli husus, İngilizce konusunda kendilerine çok eleştirel yaklaşarak genellikle kendi dil seviyelerini çok aşağılarda görüyorlar. Toplantıya İngilizce bilmediğini öne sürerek utangaç bir şekilde katılan ancak birkaç cümle sonunda gayet de akıcı bir şekilde konuşabilen çok kişi gördüm. Portekizce ama özellikle Brezilya Portekizcesi de günlük hayatta çok gerekli. Tabii bir Latin dili olduğu için bir Fransız veya İtalyan kolejinden mezun iseniz veya dışarıdan İspanyolca öğrenmiş iseniz işiniz çok kolay. Ben Fransızca bildiğim için birkaç aylık bir bocalama sonrasında hızlıca dile adapte olabilmiştim.
Bu arada buralar için ailecek plan yapanlar için en önemli dezavantaj olabilecek güvenlik ve eğitim konularına biraz değinmek isterim. São Paulo ve özellikle de Rio de Janeiro, gözlemleyebildiğim kadarıyla iki farklı uçtaki zengin ve fakir kesimlerin birbirlerine çok yakın yaşadıkları yerler. Yani genellikle tehlikeli bir favelanın yanında lüks bir rezidans yer alabiliyor. Favela dediğim yerler bizdeki gecekondu mahallesi gibi gözüken ancak içlerine çok da girilmemesi gereken, yabancılar için bazı durumlarda oldukça tehlikeli olabilecek mahalleler gibi düşünebilirsiniz, tek farkları Türkiye’de bu kısımlar zamanla şehirleşirken Brezilya’da genellikle aynı şekilde kalıyorlar.
Bir diğer husus da eğitim. Eğer buraya çocuklarınızla beraber geliyorsanız, öncesinde eğitim alacağı kurumlar hakkında detaylı bilgi almaya mutlaka zaman ayırmanızı önermek isterim zira Brezilya genel olarak dünya eğitim sıralamasında oldukça gerilerde. İstisnai olarak harika eğitim veren çok dilli okullar tabii ki mevcut ancak önceden araştırma ve planlama yaparak hiçbir şeyi son ana bırakmamak en iyisi diye düşünüyorum.
İnsanların birbirleri ile iletişimi nasıl? (Herhangi biri ile ilgili olabilir, dostların ile olabilir, eş, çocuk vb, neler farklılık gösteriyor ise özellikle, varsa ilginç örneklemeler olabilir..)
Ne yazık ki pandemi nedeniyle herkes gibi biz de sosyal hayatımızı sınırlandırmak zorunda kaldık ancak gerek daha önceki ziyaretlerimdeki gözlemlerim sayesinde gerekse online toplantılar esnasında Brezilyalıların birbirlerine ve yabancılara çok sıcakkanlı ve saygılı olduklarını gözlemledim.
Erkeklerin muhabbetleri içerisinde mutlaka futbol ve formula 1 yarışları yer alıyor, birbirlerine takılmayı ve tabiri caizse birbirlerini pek kasmadan rahat rahat konuşmayı muhabbet etmeyi seviyorlar. Bu arada siyasi kişiler ve konulardan konuşurken çok ciddileşiyorlar. Burada da liderlerin siyasi söylemleri nedeniyle ortam biraz gergin ne yazık ki. Biraz yüksek sesle konuştuklarını ve muhabbetlerde neşeli kahkahaların da eksik olmadığını da eklemem gerek.
Brezilya Pandemi ile başa çıkmakta zorlanıyor gibi gözlemliyoruz buradan. Bu konuda varsa senin de yorumlarını almak isteriz. Oralarda durum nasıl? Çalışma ortamına yansıması nasıl?
Pandemi nedeniyle kurumsal şirketlerin çoğu evden çalışma ile yoluna devam ediyor. Onlar bu konuda hiç risk almıyorlar ancak kalan şirketlerin neredeyse tamamı genellikle biraz evde biraz işyerinde karma metod ile bu dönemi geçiriyor.
Bu arada Brezilya’nın bu dönemi oldukça sıkıntılı geçirdiğine ben de şahit oluyorum ancak rakamların bazı siyasi nedenlerle olduğundan daha yüksek gösterildiğini de etrafımdaki Brezilyalılardan duyuyorum. Bu arada bence pandeminin Brezilya’da bu kadar etkili olmasının en önemli nedeni eğitim ve disiplin eksikliği. Ülkenin özellikle kuzey ve uzak batı bölümlerinde ne yazık ki bu konularda ciddi eksiklikler mevcut.
Benim çalıştığım kurum henüz burada kuruluşunu yeni tamamladığı için biz bu süreçte ofisi yeni tuttuk hatta ofise bir iki kez dışında pek de uğramadık. Ayrıca beraber proje yaptığımız şirketlerin çoğu da kurumsal oldukları için yüzyüze pek görüşmemiz olmadı.
Ama pandemi tedbirlerine aldırmayan, cafe, bar ve restaurantlarda sosyal hayatlarına aynen devam eden umursamaz bir kesim olduğunu da gözlemledik. Tabii ki şaşırmadan edemiyoruz ama buralarda insanlar böyle fazla sıkıya gelemeyen bir yapıları var.
Dün haberlerde São Paulo için aşılama çalışmalarının yoğunlaştırıldığını ve benim yaş grubunun Temmuz başında aşı olacağını öğrendim, neyse ki bu zorlu dönemin bitişini yakında hep birlikte göreceğiz gibi geliyor.
Uzun lafın kısası, eğer hayatınızın birkaç senesini çeşitlilik açısından çok zengin bir kültür içerisinde önyargısız, ülkeniz ve sizin hakkınızda çok meraklı, sizi hiçbir kalıba düşünceye sokmaya çalışmadan yani olduğunuz gibi kabul edecek sıcakkanlı insanlarla, envai çeşit mutfağın nimetlerinden -ucuza- yararlanarak ve ülkemizle yarışır cennet köşe ve koylarını ziyaret ederek geçirmek isterseniz; bu sürece mutlaka adım atmanızı öneririm.