


Okuma Süresi: 7 dakika
Expat Nedir?
Expat kelimesi, Latince kökenli expatriate kelimesinden türemiştir. Latince’de ex “dışında” olmayı ifade ederken, “patria” ise anavatan anlamına gelmektir. “Anavatanından uzak” olarak çevirebileceğimiz expatriate kelimesi, İngilizceye expat olarak kısalarak, ülkesinden uzağa belirli bir süre ve pozisyon için çalışmaya gönderilmiş nitelikli - genelde üst düzey- çalışanları adlandırmak üzere geçmiştir.
Expat tabirine Türkçede de rastlamaktayız. Expat rolleri genelde uluslararası şirketlerde karşımıza çıkar ve kişiler çalışmaya gittikleri ülkeye kalıcı olarak yerleşmezler. Yurtdışında iş bularak, başka bir ülkeye göç eden kişilere de bu bakımdan expat diyemeyiz. Ancak kişi, taşındığı ülkede bir iş bulmuş ve yerleşmişse, örneğin Almanya’da, ve çalıştığı şirket de onu Avusturalya’da çalışmaya göndermişse bu kişinin expat olduğunu söyleyebiliriz.
Expatlar, şirketlerinin istekleri doğrultusunda varsa aileleri ile yoksa da yalnız başka bir ülkeye, şirketin giderlerini karşılaması yoluyla taşınırlar. Bu bakımdan şirketlerin expatları seçme, değerlendirme süreleri uzundur.
Expatların yaşayabileceği zorluklar
Kişisel ve ailevi açıdan kültüre uyum sağlama
Şirketler teknik açıdan ve performans açısından expat adaylarını değerlendirdiği gibi, aynı zamanda psikolojik dayanıklılıklarını da değerlendirmelidir. Özellikle İngilizce yeterliliği yüksek, ancak İngilizceden başka bir dilin konuşulduğu ülkelerde çalışmaya gidecek expatlar söz konusu olduğunda uyum yetenekleri daha büyük rol oynar. Ülkelerin kültürünü ve insanların günlük ilişkilerini anlamanın belki de en kolay yolu, günün sonunda o ülkenin dilini bilmekten geçer. O kültürün şakalarını anlayamamak, sohbetlerde derinleşememek gibi gündelik hayata dair detaylar kişilerin yabancılık hissini artırabilir. Hatta kişinin ya da kişilerin farklı yemek ve beslenme alışkanlıklarına uyum sağlamakta yaşadıkları zorluk, onları düşündüklerinden daha negatif etkileyebilir.
Bazen, aile olarak çıkılan zorunlu iş yolculuklarında, eşin ülkenin dilini bilmemesi de bir zorluk olarak karşımıza çıkabilir. Expat kişi çalışmakta olduğundan, günlük sosyalleşme ihtiyacını bir nebze olsun karşılarken, eşler kendilerini büyük bir yalnızlığın içinde bulabilir.
Aynı şekilde, eğer çocuklar da aile ile birlikte yola çıkmışsa ve hedef ülkenin dili bilinmiyorsa, çocuklar eğitim alırken zorluk yaşayabilirler.
Başka bir kültürdeki çalışma sistemine adapte olmak
Farklı kültürlerde, farklı çalışma saatleri, tatil günleri ve iş alışkanlıkları bulunabilir. Avrupa’da Cumartesi - Pazar tatil yaparken, İslam Ülkelerinde Cuma - Cumartesi günü tatildir örneğin. Kişiler için takvim değişikliğini oturtmak göreceli olarak kolay olabilir. Ancak ülkelere göre işe yaklaşımlar da değişmektedir.
Dolayısıyla şirketler bu noktada expat seçimi yaparken, adayların hedef ülke ile daha önce çalışmış olmasına özen gösterebilirler. Almanya’da daha iş odaklı ve teknik yaklaşımlar mevcutken, bu yaklaşımlar Mısır’da soğuk bir görüntü verebilir. Asya ülkelerinde kurallar son derece katıyken, Akdeniz ülkelerinde bazı kuralların esnediği görülebilir.
Expatlar, gittikleri ülkelerde çalışma ortamını gözlemlerken bir yandan da öğrenme eğrisini olabildiğince kısa tutma ve başarılı olma hedefinde oldukları için, bu onlar için stresli bir süreç olabilir.
Bunun yanında, ilk expatlık deneyiminde kişinin gittiği ülkede, çalıştığı kuruma gösterdiği bağlılık ve heyecan ile, üçüncü expatlık deneyiminde gittiği ülkedeki kuruma gösterdiği bağlılık ve heyecan aynı olmayabilir. İlk kez yola çıkmış bir kişi, hem kendini “ispatlama” hem de yeni çalışma arkadaşları ile, geldiği ülkedeki çalışma arkadaşları ile benzer bir bağ kurma eğiliminde olabilir. Kişinin bağ kurma ihtiyacı işin yapısına adapte olduğundan, expatlık görevinde ziyaret ettiği ülkeler arttıkça, azalma eğilimi gösterebilir. Bu da daha sonradan gittiği ülkedeki çalışma arkadaşlarına yansıyabilir ve performans / motivasyon gerektiren görevlerde başarısızlık şansı artabilir.
Eğitim İhtiyacı
Kişiler, çalıştıkları ülkede çok başarılıyken, expatlık görevini yürütmek için gönderildikleri ülkede şirketin beklediği başarıları yakalayamayabilirler. Şirketler ve özellikle İK birimleri bu anlamda expatları desteklemelidir. Kişi, gittiği ülkeye uyum sağlayabilmek için bir takım eğitimlere ihtiyaç duyabilir. Bu eğitimler;
• Coğrafya, iklim, barınma ve okullar hakkında gerçeğe dayalı bilgileri içeren eğitimler
• Kültürel kurumlar ve yeni ülkenin değer sistemleri hakkında sağlanan bilgileri içeren
eğitimler
• Dil eğitimleri
• Esnekliği geliştirmeye yönelik duyarlılık eğitimleri
• Üyelerin farklı kültürlerden bireylerle yaşama ve çalışma sonucunda yüklenebilecekleri stresin giderilmesine yönelik alan deneyimi eğitimleri
olarak sıralanabilir.
Ücret Farklılıkları
Expat rollerinde ücretlendirme üç farklı yaklaşım ile yapılır. Bu yaklaşımlar ev sahibi ülke yaklaşımı, küresel yaklaşım ve ana ülke yaklaşımı olarak üçe ayrılır.
Ev sahibi ülke yaklaşımı taşınılan ülke ekonomisini baz alırken, küresel yaklaşım görevin uluslararası ölçekte değerlendirilerek ücretlendirilmesine dayanır.
Son olarak ana ülke yaklaşımı expatların yaşayacağı bir sorunun kaynağı olabilir. Kişiler, kendi ülkelerindeki yaşam tarzını çalışmaya gittikleri ülkede yakalayamayabilirler. Ya da beraber çalıştıkları kişilerin, onlardan daha iyi bir alım gücüne sahip olduğunu görmek motivasyon kırıcı olabilir. Burada expatları bir role göndermeden önce, iyi bir ücretlendirme çalışması yapılmalıdır.
Ülkeye dönüş
Ülkeye dönüş, özlemlerin giderilmesi anlamına geldiğinde oldukça sevinçli bir yolculuk olabilirken, kişinin yurtdışında alıştığı çevrenin değişmesi ve ülkeyi yeniden başka gözle görmesi anlamına geleceği için zorlu bir deneyim de olabilir. Expatlar uzaktayken ülkede olan sosyo-ekonomik, politik ya da teknolojik değişimler döndüklerinde uyum sağlamakta zorlanmalarına neden olabilir. Bu nedenle expatlar, gittikleri ülkede kalma yoluna gidebilirler.
Italo Calvino, Görünmez Kentler’de: “Bir kentte hayran kaldığın şey onun yedi ya da yetmiş yedi harikası değil, senin ona sorduğun bir soruya verdiği yanıttır.” der. Bazen expatların gittikleri yerde sordukları bir soruya aldıkları yanıt da, onların dönüşünün önünde bir engel oluşturabilir.
Bu zorluklar, aşılamayacak zorluklar olmamakla birlikte şirketlerin özellikle İK departmanlarının desteğiyle çok doğru ve efektif yürütülebilecek süreçler başlatılabilir. Yurtdışına başarıları nedeniyle çalışmaya gönderilen çalışanların kaybedilmesi hem şirketler için hem de ülke için büyük kayıplardır. Kişilerin kendilerini rahat hissetmeleri, ekonomik ve kariyer beklentilerinin karşılanması gelecek için iyi bir yatırımdır.
Pandemi ile birlikte remote rollerin çoğalması ile expat rolleri azalabilir ya da mevcut lokasyondan yurtdışı ofislerine görevlendirme yapılabilir. Bu durumda, yeni uyum programları kurgulamak gerekir mi? Bu da başka bir yazımızın konusu olabilir.
Kaynakça
Italo Calvino, Görünmez Kentler, çev. Işıl Saatçioğlu, İstanbul: YKY, 2002, s.88.